Sayısal mı Eşit Ağırlık mı Sözel mi Seçmeliyim?

0
3821
Sayısal mı Eşit Ağırlık mı Sözel mi Seçmeliyim?

Sayısal mı eşit ağırlık mı sözel mi diye düşünüyorsanız karar vermek için değerlendirmeniz gereken sizin ne istediğiniz. Belki fizik veya kimya derslerinden korkmanıza rağmen siz sayısalcı olmalısınız, belki tüm o harika matematik ve fen başarınıza rağmen sizin için doğru yer eşit ağırlık sınıfı olacak. Ne istediğinizi anlamanız için önünüzdeki iki yolun sonunun nereye çıktığını bilmelisiniz.

Sosyal bilimler ve doğa bilimleri

Eşit ağırlık mı, sözel mi veya sayısal mı diye düşünürken bilmeniz gereken ilk şey sosyal bilimler ve fen bilimlerinin farkıdır. Bu bilim dünyasındaki en temel ayrımdır. Bilim en temelde bu iki eksen ve sınıf göz önüne alınarak tartışılmaktadır.

Sosyal bilimler alanı aynı zamanda beşerî bilimler (insan bilimleri) olarak da tanımlanmaktadır. Doğa bilimleri fiziki nesneler ve dünyaya dair açıklama ve çalışmalar yaparken, sosyal bilimler insan ilişkileri, insan psikolojisi ve sosyalliği ile ilgilenen bilim dalıdır.

Sosyal Bilimler ve Doğa Bilimleri Farkı 1: Çalışma konuları

Doğa bilimlerinin çalışma konusu birinci doğa iken, sosyal bilimlerin inceleme alanı ikinci doğa olarak tanımlanmaktadır. Birinci doğadan kasıt insanın kendisi dışında uğraştığı ve kendini bile bir nesne olarak gördüğü düzenli deney ve yöntemler ile ölçülebilir olanların dünyasıdır. Örneğin biyolojik büyümenin bedende gösterdiği etkiler birinci doğanın konusudur. İnsan olduğumuz için sahip olduğumuz akıl, dil, sosyal ilişkiler gibi insani meseleler ise ikinci doğa olarak görülür. Zihnin öğrenmesi, insanların neden ders çalışırken zorlandıkları, anne ve babamızın bizi neden anlamadıkları, kadınların / erkeklerin neden “böyle” davrandıkları, sevgililerin neden kavga ettikleri ve benzeri süreçler ikinci doğanın konusu olarak tanımlanabilir.

Doğa bilimleri alanında mühendislik, fizik, kimya, tıp, uzay gibi uzmanlık dallarını kapsarken, sosyal bilimler ise hukuk, dil, tarih, medya, edebiyat, eğitim, felsefe, sosyoloji ve psikoloji gibi uzmanlık dallarını kapsamaktadır.

Doğa bilimlerinin çalışma alanı doğanın ilkelerini anlamak iken, sosyal bilimlerin alanı ise toplumsalı anlamak ve açıklamaktır. İki alanın da ilgilendiği araştırma soruları neticesinde iddia kurma yöntemleri farklılık göstermektedir.

Sosyal Bilimler ve Doğa Bilimleri Farkı 2: Yöntem

Doğa bilimleri daha bilimsel yöntem ile tanınır ama sosyal bilimler hem bilimsel hem yorum ve değerlendirme gibi diğer yöntemleri de kullanmaktadır. Burada bilimsel yöntemden kastımız test edilebilir, ölçülebilir ve deney gibi unsurları kapsamaktadır.

Doğa bilimleri daha çok kesin, doğru, indirgemeci ve gözlemci konumuna vurgu yaparak bu şekilde bilgi üretmeye değer verir. Sosyal bilimlerde ise kesin ve genel geçer bir hakikat vurgusu yoktur. Bu yüzden daha az indirgemeci ve kesinlik iddiası içermektedir.

Örneğin bir öğrencinin mutluluk hormon seviyesini kesin olarak ölçmek tıp alanında mümkünken, mutluluk hormonu yüksek olan bir bireyin neden hala mutsuz olduğunu anlamak sosyal bilimlerin dalları tarafından açıklanmaya çalışılır.

Sosyal bilimler ve doğa bilimleri ayrımının üniversite bölümlerindeki karşılığı ne?

Eğitim sistemimizde sosyal bilimler ve doğa bilimleri arasındaki ayrımlar dikkate alınarak yüksek öğretimdeki (üniversitedeki) bölümlerin  sınıflandırılması yapılmıştır. Lisede sayısal alanını seçenler en temelde doğa bilimleri ile ilgili eğitim almayı hedeflemiş oluyor. Eşit ağırlık, sözel ve dil öğrencileri de sosyal bilimler alanında eğitim veren üniversite bölümlerine yönelmiş oluyorlar. Yani size sunulan seçenekler sözel, sayısal, dil ve eşit ağırlık. Ancak seçeceğiniz uzmanlık alanları bilimsel iddiaları ve yöntemleri itibari ile ya doğa bilimleri ya da sosyal bilimler alanlarının uzmanlıklarından birisi olacaktır.

Sayısal mı eşit ağırlık mı? Nasıl seçim yapmalıyım?

Sayısal mı eşit ağırlık mı seçeceğim diye düşünüyor olabilirsiniz. Bize düşen soru ise bizi birinci doğanın mı, yoksa ikinci doğanın mı çok ilgilendirdiği. İlgi alanınıza göre yapılan uzmanlık tercihi hem severek yapılacak bir mesleğin kapısını, hem de merakınızın ufkunu açacak bütünlüğü size sunacaktır. Hayal kurmanın ise hala sizin uzmanlık alanınız olarak kalması ümidiyle!

Bu sayfayı oylayın!

Önceki İçerikBugün, Dünden Daha Az Ders Çalışacağım! Ders Çalışma Hedefleri Nasıl Belirlenir?
Sonraki İçerikFilm Tasarımı Bölümü Nedir? Tercih Ederken Nelere Dikkat Edilmeli?
Zülfükar Özdoğan
Ufak tefek köyden bir traktör arkasında devlet parasız yatılıda ortaokul okumak için çıkılan yoldan bir daha dönmedi. Annesi Zeynep’in “aman oğlum oku!” diyerek verdiği sürekli tavsiye ve motivasyon neticesinde eğitim sisteminin her aşamasının tadını çıkardı. Ortaokul ve lise eğitimini İzmir Karabağlar Cumhuriyet Lisesi’nde, meslek yüksek okulunu (iki yıllık) Afyon Kocatepe Üniversitesi Mahalli İdareler bölümünde tamamladı. Sonrasında dikey geçiş ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünü tamamladı. Meraktan olsa gerek Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünü açıktan tamamladı ama diplomada açık öğretim yazmıyor. ODTÜ’de başladığı Medya ve Kültürel Çalışmalar yüksek lisansını tez aşamasında bırakarak Amerika Birleşik Devletleri’nde Indiana Üniversitesi Eğitim Fakültesi Araştırma Yöntemleri doktora programında öğrenciliğe devam etme kararı aldı. Türkiye eğitim sisteminin başarısız okullarında başarılı, başarılı okullarında başarısız olan eğitim macerasına şimdi yurtdışı deneyimini de ekleyerek annesinin sözünden çıkmamaktadır. Olamadığı meslek Avukat olmak adına olsa gerek “Başarısızlık ve Kötülük” savunuculuğunu gönüllü yapmaktadır.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız!
Lütfen adınızı yazınız