Stanford Üniversitesi’ne Nasıl Gidiliyor?

3
1862
Stanford Üniversitesi

Stanford Üniversitesi gibi dünyanın en iyi üniversitelerinden birine kabul almak hiç kolay değil. Bu üniversitelere girmek için tek bir sınav, tek bir yöntem yok. Kendi yolunuzu inşa etmeniz gerekiyor. Ben size Stanford’a varan kendi yolculuğumu anlatacağım.

Ankara Fen Lisesi 2014, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü (ODTÜ EE) 2019 mezunuyum. 2019 Eylül ayından beri Stanford Üniversitesi’nde Elektrik Mühendisliği Bölümü’nde doktora öğrencisiyim.

Berivan Işık

Üniversiteye giriş: net bir hedefim vardı ve sonuca ulaştım:

Elektrik bölümünü seçmeye lise tercih döneminde matematik ve fiziğe olan ilgimi fark ederek karar vermiştim. Lise 1. sınıfta okulun matematik olimpiyat takımına girdim ve 3 sene boyunca olimpiyat ve yarışmalara katıldım. Olimpiyat çalışma kamplarında üzerinde uğraştığımız matematik problemleri hem matematiksel düşünme ve analiz yeteneklerimi geliştirdi hem de ilerde matematikle iç içe olmak konusunda beni daha da isteklendirdi. Üniversite sınavına hazırlanırken lise hayatım boyunca matematik ve geometri konularında çalışmış olmanın çok faydasını gördüm. Önceden bildiğim konuları çok rahat yapabiliyor ve yeni konuları çok daha hızlı anlayabiliyordum. Bu da diğer derslere daha çok zaman ayırabilmemi ve eksiklerimi giderebilmemi sağladı. Üniversite hazırlık sürecindeki diğer avantajım ise hedefimin lisenin başından beri net olmasıydı. ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliğini (EE) kazanmak istiyordum ve bunun için matematik ve fizik alanlarında çok iyi netler yapmam gerekiyordu. Çalışmalarımı bu iki alanda yoğunlaştırınca beklediğim sonucu aldım ve LYS MF-4 puan türünde Türkiye 5.si oldum.

Berivan Işık

Üniversite tercih sürecinde detaylı bir değerlendirme yaptım:

Yorucu ve stresli bir senenin ardından iyi bir derece almanın mutluluğuyla pek çok okulun tanıtım günlerine katıldım. Aklımdaki tek okul ve bölüm ODTÜ EE olmasına rağmen diğer okulların kampüslerini gezip hocalarıyla tanıştım, mezunlarına sorular sordum, müfredatlarını inceledim ve ODTÜ EE’nin benim için en doğru tercih olacağına bir kez daha ikna oldum.

Berivan Işık

Stanford Üniversitesi’ne ilk adımı üniversite yıllarında attım:

Sonunda hayalimdeki okuldaydım; hem kampüsün tadını çıkarıyor hem de sevdiğim alanlardan dersler alıp kendimi geliştirebiliyordum. ODTÜ EE’de ilk üç sene elektrik elektronik mühendisliğinin her alanında teorik ve teknik ağırlıklı dersler alıp son sene bu alanlardan en az birinde uzmanlaşıyoruz. Hangi alanda uzmanlaşmak istediğimi belirlemek bölümüme karar vermek kadar kolay olmadı benim için. Bölümdeki çoğu alana ilgi duyuyordum ve neredeyse bütün teorik dersleri seviyordum. Ben de hangi alanda çalışmak istediğimi bulmak için bölümdeki hocalarımla konuşup onlarla araştırma yapmaya başladım. Bu şekilde araştırma projelerine katılarak hangi konularda çalışmak istediğimi biraz daha iyi anlamaya başladım. Aynı zamanda araştırma yapmayı, yeni fikirler üretip tartışmayı çok sevdiğimi fark ettim. Mezuniyetim sonrasında akademik çalışmalar yapmayı ilk o zamanlar düşünmeye başladığımı hatırlıyorum. Bir taraftan hangi okulda doktora yapmak istediğime karar vermeye çalışırken bir taraftan da araştırma alanımı biraz daha daraltıp o alanda kendimi daha da geliştirmek istiyordum. 3. sınıfımın başında Stanford Üniversitesi’nde bilgi teorisi ve telekomünikasyon konularında çalışan ve kendisi de ODTÜ EE mezunu olan bir hocayla iletişime geçip yaz boyunca grubunda staj yapmak istediğimi söyledim. Araştırma yapmaya olan isteğim ve yüksek ortalamamın hocanın beni grubuna almasında çok etkili olduğunu düşünüyorum. Böylelikle 2018 yaz stajımı dünyanın en iyi üniversitelerinden birinde yapma şansı yakaladım.

Berivan Işık

İlk Stanford deneyimlerim:

Stanford’a gittiğimde çalışmak istediğim konuları ve hocanın ilgi alanlarını konuşup hem yeni şeyler öğrenebileceğim hem de 10 haftalık bir sürede ortaya bir ürün çıkarabileceğim bir proje konusu belirledik. Bu sürede hem Stanford’daki diğer hocalarla hem de hocamın grubundaki doktora öğrencileriyle tanışıp fikir alışverişinde bulunma şansım oldu. Aynı zamanda grup toplantılarına ve makale sunumlarına katıldım ve Stanford’daki araştırma ortamının ne kadar aktif olduğunu gözlemledim.

Stanford’ın Silikon Vadisi’ne yakın olması sayesinde birçok firmanın kampüsünü ziyaret edip oradaki araştırmacılarla ve mühendislerle sohbet etme imkânım oldu. Doktora başvurularından önce böyle bir ortamda bulunmuş olmak gideceğim okul konusunda daha kolay karar vermemi sağladı. Stajda başladığım projeye stajdan sonra da devam ettim ve böylelikle Stanford’la bağımı hiç koparmamış oldum.

Dünya’nın en iyi üniversitelerinden kabul aldım:

Türkiye’ye döndüğümde doktora başvurularım için hazırlıklara başladım. Başvuruların temel taşlarından biri ortalamamız, biri yaptığımız araştırmalar ve diğeri de göndereceğimiz referans mektupları. Bölümü çok sevdiğim için ortalamamı yüksek tutmak benim için çok zor olmadı ve 4.00 ortalama ile mezun oldum. Lisans hayatım boyunca ODTÜ’de ve staj süresince Stanford’da yaptığım araştırmalar iyi bir doktora adayı olmamda çok önemliydi. Son olarak referans mektubu istediğim kişilerin beni birebir tanıyan, beraber çalıştığımız ve nasıl bir doktora öğrencisi olabileceğim konusunda ikna edici bilgiler verebilecek kişiler olmasına dikkat ettim. ODTÜ’de gruplarında çalışma yaptığım iki bölüm hocam, beraber yaptığımız çalışmaları ve derslerdeki performansımı anlatan yazılar yazdılar. Bunların dışında Stanford’da grubunda staj yaptığım hocam ve yine aynı grupta çalışma yapan bir doktora sonrası araştırmacısı stajda yaptığım çalışmaları anlatan referans mektupları yazdılar. Geriye hangi okullara ve gruplara başvuru yapacağımı belirlemek kalmıştı. Bana göre iyi bir doktora hayatı beraber çalışma yaptığımız hocayla olan ilişkimize ve üniversitenin bize sağladığı olanaklara bağlı ve ikisini de o ortamda bulunmadan anlayabilmek çok zor. Stanford’da 10 hafta geçirdiğim ve bir araştırma grubunda çalışıp çok memnun kaldığım için Stanford’ı ilk tercihim olarak belirledim. Başvuru listemdeki diğer okulları internetten edindiğim bilgiler ve aklımdaki okullarda okuyan öğrencilerle yaptığım konuşmalardan yola çıkarak belirledim. Sonuç olarak 4. sınıfımın 2. döneminde en çok istediğim okul Stanford ile beraber MIT, UC Berkeley, UC San Diego, Princeton, University of Illinois at Urbana-Champaign, Cornell ve EPFL’den doktora kabulleri aldım. Hem kampüs ortamı olarak hem de akademik olarak iyi olduğundan emin olduğum Stanford’ın teklifini kabul ettim.

2019 Haziran ayında çocukluk hayalim olan ODTÜ’den üniversite birinciliğiyle mezun oldum. İlk adımı stajyer olarak attığım Stanford’a 2019 Eylül ayında, bu sefer doktora öğrencisi olarak, geri döndüm. Size tavsiyem; her zaman yeni fırsatlara açık olmanız ve asla elinizdekiyle yetinmemeniz!

Bu sayfayı oylayın!

3 YORUM

  1. Berivan hocam, benim de hedefim robotik çalışmak. Elektrik yerine bilgisayar mühendisliği veya makine mühendisliği okumamı önerir misiniz?

    Keşke başka yazılar da yazsanız.

    • Robotik çalışmak için elektrik mühendisliği çok uygun bence. Yazılım ya da mekanikten hangisine daha yatkın olduğunuzu keşfettikten sonra duruma göre bilgisayar ya da makine mühendisliğiyle ortak konulara yoğunlaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız!
Lütfen adınızı yazınız