Bölüm Değiştirmek: Neden Mühendisliği Bırakıp İşletmeye Geçtim?

0
783
Bölüm değiştirmek

“Hangi bölümü tercih etmeliyim?” sorusu her öğrencinin karşılaşacağı ciddi bir soru. Eşit ağırlık mı seçmeliyim yoksa sayısal mı? Mühendislik mi okumalıyım yoksa işletme mi? Bu yazıda ben, kendi bölüm değiştirme hikayemi anlatarak sizlerin bu sorulara kendiniz için yanıt vermenize destek olmaya çalışacağım.

Mezuniyetime 1 yıl kala ODTÜ İnşaat Mühendisliği bölümünü bırakıp ODTÜ İşletme bölümüne yatay geçiş yaptım.

12. Sınıfın sonunda üniversite sınavına girmiştim ve tercih zamanı gelmişti. Babamın verdiği tavsiyeleri dinleyerek sayısalcı olmama rağmen eşit ağırlık alanından da sınava girmiştim ve sayısalda 12.000 eşit ağırlıkta 4500 gibi bir sıralama yapmıştım. Aklımda hep mühendislik oluğu için ve lisede de sayısal öğrencisi olduğum için 2015 yılında ODTÜ İnşaat Mühendisliği’ne yerleştim. Benim için bu çok sevindirici bir haberdi ve çok mutluydum.

O sene ODTÜ’de hazırlık eğitimi aldım ve gayet eğlenceli geçmişti, hem orta seviyede olan İngilizce’mi iyi seviyeye çıkartmıştım hem de sosyal anlamda kendimi geliştirme fırsatı bulmuştum. Ayrıca yaz kampına geldiğimde bize ODTÜ’yü tanıtan ekiple bir arada çalışmak istediğim için tanıtım ofisine başvurmuştum ve stajyer olarak kabul edildim. Bu benim için üniversitede ayrı bir motivasyon oldu.

2016 Eylül ayında bölüme başladım, mühendislik eğitiminin ilk ve ikinci senesi fizik, kimya, matematik gibi temel derslerden ve bölümün yapıtaşlarını oluşturan statik dinamik mukavemet gibi çekirdek derslerden oluşuyordu. Bu arada üniversitenin başlarında farklı bir yönümü de keşfetmiştim, satış, pazarlama ve ekonomi benim gerçekten çok ilgimi çekiyordu. Mühendislik ekonomisi dersi ve yönetim dersleri gerçekten hoşuma giden derslerdi ve mezun olduktan sonra bu alanlarda çalışma fikri kafama yavaştan oturmaya başlamıştı. Seçmeli derslerimi bile ekonomi, girişimcilik derslerinden almıştım ya da almaya çalışmıştım.

Asıl tutkumu 3. sınıfta keşfettim

3. Sınıf mühendisliğin asıl derslerinin başladığı, inşaat mühendisliği alanında pratikte ve teoride asıl kullanılan bilgileri öğrendiğimiz sene oldu. Burada bölümün en zor dersleriyle mücadele ettim, yaz stajımda da gördüm ki burada öğrendiğim bilgiler sahada bire bir kullandığımız bilgilerdi ve faydalıydı. Fakat benim daha önceden bahsettiğim satış, pazarlama, ekonomi gibi alanlara olan ilgim halen devam etmekteydi. Lise sondayken yurt dışından ürün getirip iç pazarda satarak aslında bir yandan da kendi kendime bu konuda adımlar atmaya başlamıştım. Sonrasında bu benim için hem keyifli hem de kazançlı bir hal almıştı. Şu an farklı platformlardan aldığım ürünleri okulda ve farklı C2C platformlarında satarak kendime ufak çaplı bir gelir de oluşturdum. Yaptığım satışın toplam değeri 30.000 lirayı geçmiş durumda ve ben bunu güzel bir başarı olarak görüyorum.

 

İşletme bölümü ile ilgili araştırmaya başladım

Sonraları 2. Sınıfın başlarında aklıma neden işletme bölümünü tercih etmediğim soruları oluşmaya başladı ve çevremdeki çoğu insan da aslında benim için daha uygun bir bölüm olduğunu belirtiyorlardı. Ben aklımda mühendis olarak bu işi yapabileceğimi düşünüyordum. Böyle bir imkân tabii ki vardı fakat neden bu konuda eğitim alıp uzmanlaşmayayım diyordum. 3. sınıfa geçtiğimdeyse inşaat mühendisliğini bitirip master yaparım düşüncesi kafama yerleşmişti. Fakat 3. sınıfın yazında bir şeyler değişti ve gerek gördüğüm yerlerde olsun gerekse inşaat sektörü piyasasındaki durum olsun aslında hiçbir tercih için geç değil dedim ve plan yapmaya başladım. Bu sefer kafaya koymuştum ve işletmeye geçiş yapacaktım.

 

Bu yüzden bütün yönergeleri okumaya, işletmeden ve inşaattan bulduğum mezunlarla konuşmaya başladım. İşletme mezunlarının çalıştığı yerler ve yaptığı işler beni çok cezbetmişti. Okuldaki arkadaşlarımdan bazılarının da fikirlerini aldım. Onların ise bazıları “Çok iyi tercih.” derken bazıları buraya kadar gelmişken bölümümü bitirmemi söylüyorlardı. Ailem ise her zaman destekçim oldu ve fikirlerime saygı gösterdiler. Eğer daha başarılı olabileceğimi düşünüyorsam ve severek yapacaksam geçmem konusunda beni desteklediler.

Bölümdeki akademisyenlerle görüştüm

Sonrasında tavsiyeleri dikkate aldım ve önce işletme bölümünden Adil Oran hocamızla konuştum, aslında bölüme en büyük motivasyonumu sağlayan hocalardan birisiydi Adil Hoca. Daha önceleri TEDX konuşmasında olsun, okulun tanıtım programlarında olsun birçok konuşmasını dinlemiştim ve hepsi birbirinden güzeldi. Bölümde neler öğreneceğimden ve buradan çıktığımda ne gibi şeyler yapabileceğimden güzelce bahsetti, tabii o da 4. sınıfa gelmiş birisinin bölüm değiştirmesinin ne kadar mantıklı olabileceği konusunda temkinliydi.

İnşaat mühendisliğinden çok değerli iki hocamla da bu konuyu görüştüğümde onlar da fikrime saygı duydular ve destekçi oldular. Gördüğüm destek bu beni çok sevindirdi ve geçiş başvurusu yaparken içimin daha rahat olmasını sağladı. Hem merkezi puanla yatay geçişe hem de kurum içi yatay geçişe başvurmuştum ve yazın sonunda ikisinden de kabul aldığımı öğrendim. Bu sevindirici haberle birlikte kayıtlarımı yaptırdım ve artık işletme öğrencisiydim. Bu arada kredili ve kredisiz toplamda 16 dersimi saydırmıştım ve sistemde 2. sınıf gözüküyordum.

Çift Anadal İmkanı

Adil Hoca görüşmemizde benim de aklımın bir köşesinde olan bir konuya değinmişti, “Buraya geçtikten sonra kendi bölümünü de bitirebilirsen çok iyi olur.” dedi. Bunun üzerine önce öğrenci işleriyle bu konuyu konuştum ve kâğıt üzerinde bunun mümkün olduğunu hatta benzer bir şeyi geçtiğimiz sene bir öğrencinin başka bir bölümde yaptığını söyledi. Bu bir nebze de olsa esneklik sağlıyordu, eğer yatay geçişe kabul edilir ve sonraki sene de inşaata çift anadala başvurup kabul edilirsem ikisini beraber okuyabiliyordum ve bölümümde geçirdiğim seneleri de değerlendirmiş oluyordum.

Bölüm değiştirmek: Tercihleriniz sizi siz yapar!

Evet, hikâyenin geri kalanını şu anda yaşıyorum. Bu değişikliğe arkadaşlarımdan ve çevremden inanamayan ve tekrar tekrar anlattıran birçok insan oldu. Şu anda işletme bölümünden 1. 3. ve 4. sınıftan toplamda 7 ders alıyorum ve hepsi de çok keyifli. Umarım benim gibi böyle bir ikilemde kalan herkes durumu sağlıklı bir şekilde değerlendirip kalbinin sesini dinleyebilir ve kendi geleceği için en sağlıklı kararları alır. Yaptığım bu tercih benim hayatımda bir dönüm noktası oldu ve bu hikayemi de benim gibi arada kalıp yoluna ışık tutulmasını bekleyen arkadaşlara faydalı olur ümidiyle paylaşıyorum. Sağlıklı ve mutlu kalın, tercihleriniz sizi siz yapar, hiçbir zaman pişman olmayın!

   

 

 

Bu sayfayı oylayın!

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız!
Lütfen adınızı yazınız